İşemenin Denetimi

isemenin denetimiOrtalama olarak kız çocuklar iki buçuk-üç yaş, erkek çocuklar üç-üç buçuk yaş dolaylarında işemelerini denetleyebilecek olgunluğa ulaşabilir. Bu ortalama yaşlardan daha önce ve sonra işemeyi denetleme olgunluğuna ulaşan çocuklar olabilir. Eğer çocuğumuz biraz gecikmişse endişe etmemeliyiz.

Bebeğin günün herhangi bir saatinde altını ıslatması ana-babaları usandırır. Ana-baba bebeğin altını bağlayarak bir dereceye kadar bundan kurtulur. Bebek bir yaşını doldurup ikinci yaşına başladığında ana-baba, bu zahmetten kurtulmak için tuvalet eğitimine başlayabileceklerini, böylece bebeğin zamanlı zamansız altını ıslatmasını engelleyebileceklerini düşünürler. Bebek on üç-on dört ay dolaylarında çişinin geldiğini söyleyebilir ve oturağına gidinceye kadar çişini tutabilir; ama bu bebeğin işemesini denetleyebileceği anlamına gelmez. İşemesini denetlemesi, dışkılamasını denetlemesinden sonra başlar.

İşemenin denetim altına alınması önemli bir alışkanlıktır.

Çocuk bu alışkanlığı kazanırken ona takındığımız tutum alışkanlığın kendisinden daha önemlidir. Çünkü biz alışkanlığı kazandırırken takındığımız tutumumuzla, onu sevip sevmediğimizi, ona inanıp inanmadığımızı, güvenip güvenmediğimizi, sabırlı olup olmadığımızı, kısaca nasıl bir anne ve baba olduğumuzu da ona gösteririz. Eğer çocuğumuz bedensel ve duygusal olarak hazır değilse, ne kadar uğraşırsak uğraşalım, ona çişini tutma alışkanlığını kazandıramayız. Üstelik zorladığımız için çocuğumuzla ilişkilerimizi de bozarız.

bebekler ve isemeAltını ıslatan çocuğun sürekli aşağılanması, pis çocuk olduğuna inandırılması, altını ıslatmaması için tehdit edilmesi, kirlenmekten ve kirden korkmasına yol açar.

Kirlilik korkusu çocuğun kişilik özelliğine dönüşebilir ve onu aşırı titizleştirebilir. Kire ve kirlenmeye karşı aşırı korku, çocuğun yalnız altını ıslatmasıyla sınırlı kalmaz, çocuk başka konularda da aşırı titiz olur. İleri yaşlarında öylesine titiz olur ki, gereksiz yere elini yıkar, ikide bir yıkanır, çevresini siler süpürür, sık sık tuvalete gider, her gittiğinde de her tarafı yıkar, yanında sürekli alkollü temizleyiciler bulundurur, kapı kollarını bile bununla siler.

Aşırı titizlik, çocuğu düzenli olmada da aşırılaştırır. Düzensiz kabul ettiği her şey onu rahatsız eder. Kirlenme korkusu tiksinme duygusuyla birlikte de bulunabilir. Pis sandığı her şeyden tiksinir, bazen tiksinme onu kusturur. Çocuk, pis gibi gördüğü bazı yemeklerden bile tiksinir.

Çocukta çişinin geldiğini gösteren belirtiler görülünce onu tuvalete götürmek altını daha az sıklıkla ıslatmasına yarayabilir. İlk yaşlarda çocuk tuvalete gitmek istemez. Bizim sakin ve kararlı tutumumuz onun tuvalete gitmesini alışkanlığa dönüştürür. Çocuğu tuvalete götürmeyi gece de deneyebiliriz.

Çocuk altının ıslak olmasından hoşlanmaz, tedirgin olur. Bu tedirginlik onun için bir uyarıdır. Bu uyarıya uyarak tuvalet eğitimini gönüllü olarak kabul edebilir. Çocuğun altını bağlamak için üretilen yeni ürünler, ıslaklıktan duyduğu tedirginliği azaltır; ama böylesine rahata kavuşmak onun tuvalet eğitimi almasını engelleyebilir. Ayrıca doğal olmayan maddelerle yapılan çocuk bezlerinin sağlık açısından sakıncalarını da unutmamak gerekir.

Olağanüstü olaylar, işemesini denetim altına alan çocuğun bu alışkanlığını kesintiye uğratabilir. Çocuğa bir kardeşin gelmesi, çocuğun okula başlaması, eşimizle şiddetli bir kavgamız, deprem, sel gibi doğal bir yıkıma uğrama, eve hırsız girmesi, sokakta kavgaların olması, şiddet içeren bir film, çocuğun sağlık sorunları ve bunlara benzer olağanüstü olaylar, onun yeniden altını ıslatmasına yol açabilir.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.