Hasta Çocuğa Nasıl Davranmalıyız?

hasta cocuga nasil davranilmaliBebekler, soğuğa, sıcağa, beden ateşine yetişkinlerden daha dayanıklıdır. Sözgelimi yetişkinler kırk derecelik beden ateşine dayanamazken bebekler buna direnebilir. Bununla birlikte çocuk hastalıkları denen bir dizi hatalık vardır. Çünkü bebeklerin mikroplara karşı bağışıklık sistemleri henüz gelişmemiştir. Çağımızda çocuk hastalıklarının pek çoğu aşı ve ilaçlarla önlenebiliyor.

Solunum yolu hastalıkları gibi sıkça görülen ve bir hafta gibi kısa sürede iyileşen hastalıkların çocukta bıraktığı duygusal hasar ağır olmayabilir. Ama uzun süren hastalıkların bıraktığı duygusal hasar ağırdır. Bazı hastalıklarda çocuğun yediği vurgun uzun yıllar etkisini sürdürebilir, gelişimini geriletebilir, huyunu değiştirebilir, öğrendiği iyi alışkanlıkları unutturabilir. Çocuk, ilgi çekmek, istediklerini yaptırmak, istenilenleri yapmamak için hastalığını araç olarak kullanmasını öğrenebilir.

Çocuğun hastalığı önemli olduğunda ona olağanüstü ilgi gösteririz. Çocuğumuz bu olağanüstü ilginin tadını alır ve bu ilgiyi iyileştikten sonra da arar. Hastalığının öncesindeki olağan ilgimizi göstermeye başladığımızda, çocuk yalancı hastalık rolleriyle daha çok ilgi göstermemizi bekleyebilir. Ama biz olağan ilgimizi sürdürürsek bir süre sonra, bu hastalık rollerini bırakabilir. Yine de çocuk, huyları yönünden, eski çocuğumuz değildir.

Neler Yapılmalıdır?

hasta cocukÇocuğumuz hastalandığında onu mutlaka doktora götürmeliyiz, hekimlik taslamak ya da hekimlik taslayanların önerilerine göre tedaviye kalkışmak çocuğa zarar verebilir. Bizim çocuğa yapabileceğimiz yardım, onu şımartmadan, elini elimizin içine alarak yanında olduğumuz duygusunu onda yaratmaktır. Hastalanınca deprem olmuş gibi telaşa kapılıp onu korkutmamalıyız, herkes hastalanabilir. Sakin ve sabırla doktorun önerilerini yerine getirmeliyiz.

Çocuğa iyileştiğinde bizim yapacağımız ve onun yapabileceği hoş şeylerden söz etmek, hastalığını düşünmesini hafifletebilir. Okula gidiyorsa, okuldan ve arkadaşlarından haberler getirebiliriz. İyileşebileceğine, bunu yapabilecek güçte olduğuna onu inandırmak, hastalığıyla savaşma gücünü artırır. Bazen böyle bir inanç> ilaçlardan daha büyük etki yapar. Bu inancı ona kazandırmak onu daha çabuk iyileştirir.

Çocuğun ilaçlarını doktorunun önerdiği zamanda ve dozda alması iyileşmesi için zorunludur. Ama ilaç almak hoşuna gitmez. Çocuğa ilacını alması için yalvarmak, rüşvet teklif etmek anlamsızdır. İlacını verirken, acı değil diye kandırmak, oyun oynamak gereksizdir. Kararlı bir tutumla ve sakin bir dille çocuğun ilacını almasını sağlamalıyız.

Mutlu çocuklara oranla mutsuz çocuklar, hastalandığında daha çok mızmızlanır, abartılı olarak ağlar, oflar, daha çok kuru gürültü yapar; ağrısı olmadığı halde ağrılar içinde kıvranıyormuş gibi yapar; ilaca, enjeksiyona, ufak tefek çarpmaların verdiği ağrılara karşı daha şiddetli tepki gösterir. Ayrıca mutsuz çocukların bazıları hasta olmanın değerini anlayarak, sevgiyi, ilgiyi, korumayı hasta olmakta arar, ufak bir hastalığı bile çok ağır hastalıkmış gibi uzatır.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.