Emekleme ve Harekete Geçiş Dönemi

emekleme ve harekete gecis donemiBebek doğduğunda bedenini denetleyemez; refleksleriyle hareket eder. Birinci ayın sonuna doğru başını yattığı yerden ilgi duyduğu tarafa çevirebilir; yüzükoyun yatırıldığında başını yukarı doğru kaldırabilir. Altıncı ay dolaylarında yüzükoyun yere yatırıldığında sürünebilir. Böylece bebek giderek bedeni üzerindeki denetimini artırır.

Bir yaş dolaylarında sürünmeden emeklemeye geçmeye başlayan bebekler, dizleri ve elleri üzerinde ileriye doğru emekler. Ama bazıları ayakları ve elleri üzerinde (dört ayak), bazı bebekler geriye, sağa, sola doğru emekler. En ilginç olanı bebeğin elinin yardımıyla poposu üzerinde emeklemesidir. Emeklemenin zamanı ve biçimi bebeğin kas gelişimine bağlıdır. Bu yüzden bebekler arasında emeklemede farklılık görülür.

Emeklemeye başlayan bebek, becerisini artırdıkça evin içinde dokunmadığı eşya, gitmediği köşe bucak bırakmaz; bazen kapıyı aralık bulursa dışarıya da çıkar. Bebek kendine çekici gelen her şeye uzanır, her şeyi çeker, istediğini elde etmek için elinden geleni yapar; yakaladıklarını ağzına sokar, sallar, çarpar, yere atar, yırtar.

Bu durum karşısında bazı ana-babalar bebeği çocuk parkına koyar. Bebeğin sürekli çocuk parkında hapsedilmesi belki ana-babayı rahatlatır; ama onda bazı duygusal sorunlar da yaratır. Bebeğin evin içinde özgür emeklemesi ise birçok tehlikeyi birlikte getirir. Ayakaltında dolaşarak ana-babaya engeller. Bunun ikisi de sakıncalıdır; ama orta bir yol bulunabilir. Bebeğin, ne zaman çocuk parkına alınacağı, ne zaman evin neresinde serbest bırakılacağı, nelere dokunmaması gerektiği kararlaştırılmandır.

Emeklemeye başlamasıyla bebeğe, ailenin disiplin kurallarını öğretmeye başlamalıyız. Bebeğin kaza ve tehlikelerden korunması için yasakları öğrenme zamanıdır. Kuşkusuz bebek bunların ne olduğunu başında anlayamaz ama sezebilir.

Bebeğe koyacağımız yasakları bir kere değil çok kere düşünmeliyiz

emekleyen bebekAkıllıca vereceğimiz kararlar onun iyi yetişmesi için gereklidir, sıkboğaz etmek için değil. Bu yüzden acımasız görünse bile iyi düşünülmüş yasakları uygulamakta kararlı olmalıyız. Eğer bir kere kuralımızı bozarsak bunun arkasının geleceğini unutmamalıyız.

Yasaklar bebeğimizin can güvenliğini sağlamalı ve yerine getirilemeyecek zararlar vermeyi önlemeli, onun evin içinde merakını doyuracağı, çevresini tanıyabileceği yerlere gitmesini, nesnelere dokunmasını engellememelidir. Bu onun çevresini öğrenme hakkıdır.

Yasaklar bizim için de bebek için de sevimsizdir. Yasaklara karşı bebeğin tepkisi ağlamaktır. Ağladığını görünce belki koyduğumuz yasaklar bizi de üzer ama iyi düşünülerek konulan yasaklar hem onun bakımını ve yetişmesini kolaylaştırmak hem de onu evcilleştirmek içindir.

Emekleyen bebeği kazalardan korumak önemli bir sorundur. Bebeği hem korumamız hem de onu aşırı korumaktan kaçınmamız gerekir. Bebeği korumayı ihmal etmek, onun can güvenliği için tehlikelidir. Ama aşırı korumak da yetişmesini engeller. Aşırı korumacılık, aşırı yasakçılık kadar tehlikelidir.

Bebeği emeklemeye cesaretlendirmek onun gelişimi için önemlidir. Ama emeklemeye ce9retlendirelim derken zorlamamalıyız. Zaten kas olgunluğuna ulaşamayan bebeği ne kadar zorlarsak zorlayalım onu emekletemeyiz. Bu bizi üzmesin çünkü bazı bebekler emeklemeden yürümeye başlar.

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.