Bebek Soyundan Ne Getirir?

bebek soyundan ne getirirÇocuğunun nasıl biri olacağına ilişkin kadının ve erkeğin merakı daha evlenmeden önce başlar. Herkes kendisine göre, kafasında bir çocuk modeli geliştirir. Bu modele uygun çocuğunun olmasını isteyen kadın ya da erkek, evlenirken eş adayında bazı özellikler bile arar. Oysa insan, düşündüğü gibi bir eş bulsa bile, düşündüğü gibi bir çocuğu bulamaz.

Buna ilişkin bir fıkra da anlatılır. Oldukça çirkin ama çok ünlü bir erkek bilgin, bir gün ünlülerin çağrıldığı bir yemeğe katılır. Sohbet sırasında, çok güzel bir bayan sinema yıldızı yanına gelir.

Birbirlerine tatlı sözler söyledikten sonra kadın, “Eğer biz evlenseydik, çocuğun zekâsı size, güzelliği de bana benzeseydi ne harika olurdu, değil mi?” der. Ünlü bilgin de, “Ama bunun tersi de felaket olurdu,” der.

Ismarlama çocuk doğmuyor. Bizim yapabileceğimiz tek şey, çocuğun bizim ve eşimizin soyundan getirdiklerine razı olmak ve var olan yeteneklerinin filizlenmesi için ona elverişli bir ortam hazırlamaktır. Çok yalın bir benzetmeyle, “Elimizdeki fidana uygun tarla hazırlamak işi” bize düşmektedir.

Kalıtım, genel olarak insanlığın, özel olarak da bizim ve eşimizin soyunun özelliklerini çocuğumuza taşıyan biyolojik bir olgudur. Şimdiye kadar çocuğun kalıtımla getirdiklerini değiştirecek bir yol bulunamamıştır.

Biyologlar kalıtımın, babanın sperminde ve annenin yumurtasında bulunun yirmi üçer kromozomun, annenin döl yatağında birleşmesiyle başladığını söylüyor. Gen bilimciler de bu kırk altı kromozomluk ilk hücrede, otuz beş bin dolayında gen bulunduğunu, bu genlerin her birinin kalıtsal bir özellik taşıdığını bildiriyor. Eğer çocuğumuzun burnunun biçimini beğenmiyorsak, bu ne bizim ne de onun kusurudur; bu genlerden gelen bir özelliktir.

Neden aynı ana-babanın çocukları birbirinden farklı oluyor?

kalitim bebekBiyologlar ve gen bilimciler diyorlar ki, “Babanın üreme sistemi ile ürettiği spermlerin içeriği birbirine benzemediği gibi annenin üreme sistemi ile ürettiği yumurtaların içeriği de birbirine benzemez. Ayrıca annenin döl yatağında döllenen tohumların içeriği de birbirlerinden farklıdır. Bu yüzden bebek, ana-babası gibi, genelde insan; ama özelde kendine özgü ve dünyada benzeri olmayan, ‘biricik’ bir canlı olur. Annenin oğluna kızdığında “babası kılıklı”, kızına kızdığında da “kaynanam kılıklı” demesi bir yakıştırmadır. “Er dayıya, kız halaya benzer” ya da “insan çift yaratılmış” sözleri yalnızca bir sanmacadır.

Hiçbir huy kalıtımla gelmez. İnsan bütün huylarını doğduktan sonra öğrenir. Sözgelimi, yalancılık, hırsızlık, ahlaksızlık, tembellik, kurnazlık gibi sayabileceğimiz yanlış, kötü, çirkin huylar; doğruluk, dürüstlük, ahlaklılık, çalışkanlık, hakbilirlik gibi doğru, iyi, güzel huylar, doğumdan sonra öğrenilirler; ana-babadan yani soydan gelmezler.

Yetenekler birer gizilgüç’tür.

Çocuk, ortamın elverişliliği oranında, bu gizli güçlerini filizlendirip geliştirir. Çocuk, kalıtımının ve çevresinin ürünü olur.

Çocuk, ne kalıtımını ne de yetişeceği ortamı seçme hakkına sahiptir. Bunun her ikisi de çocuğun başına raslantı ile gelir. Biz de zaten çocuğu seçme hakkına sahip değiliz. Bu yüzden çocuğu ve onun kalıtımla getirdiklerini Yaradan’a inancımızdan dolayı saygıyla kabul ederiz. Ama bize düşen olağanüstü görevler vardır.

Doğumundan önce bebek için bazı hazırlıklar yaparız. Hazırlıkların çoğu bebeğin bakımına ilişkindir. Belki özel bir oda da donatırız. Aslında çocuğun yetişmesi açısından onun için süslü bir odanın ne kadar değerli olduğu da tartışılabilir. Asil olan, çocuğa hazırlanan duygusal ortamdır. Bebeğin içtenlikle kabul edilmesi; sevilmesi, ilgi görmesi, korunması, süslü odadan daha önemlidir.

Çocuk yetiştirmek zor bir iştir. İster köy ister kent olsun, isterse çocuğa iyi bir çevre sağlamak için bir yerden bir yere göçülsün, bu çevreler çocuk yetiştirmenin zorluklarını ortadan pek kaldıramaz; onun çevresine iyi bir uyum sağlamasını güven altına alamaz. Bu yüzden çocuğun yetişmesinde en güvenli ve en önemli yer yine aile ortamıdır. O halde çocuğun yetişmesine elverişli iyi bir aile ortamı hazırlamada ana-babanın hazırlıklı ve becerikli olması gerekiyor.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.