Çocuk neden korkar

Korkular
Her çocuğun birtakım korkulan var­dır, çoğu akla yakın olmayan korkular­dır bunlar En azından büyüklerin gö­zünde, çocukların korktukları şeylerin çoğunun gerçekten tehdit edici bir yanı da bulunmamaktadır. Küçük çocukla­ra özgü korkular çok çeşitlidir: Karanlık; yalnız kalmak; şiddetli gürültüler; tuhaf bir adamın ortaya çıkıvermesi; bazı hayvanlar; vb…
Kimi bebekler odada uçan bir sinek­ten ya da masum bir kelebekten bile korkarlar, ondan kendilerini korkutan anlamlar çıkarırlar. Çocuk, her şeyden korkabilır Aslında onu ürküten şeyin kendisi korkunç değildir ama. bebeğe dehşet veren onun görüntüsüdür.

çocuk neden korkar?

Korku, bir gürültüden, bir acıdan yada düşmanca bir tavırdan ya da suç­luluk duygusundan kaynaklanabilir.
Sizin telaşa kapıldığınızı görmek ço­ğu kez onu dehşete düşürmeye yeter. Eğer köpekten korkuyorsanız, bunu ona söylemeseniz bile, bunu anlar ve o da köpekten korkar; eğer sudan kor­kuyorsanız, onun da denizle arası iyi olmaz. Sizin kuruntularınız ve korku­larınız ona da geçer. Eğer kuruntuluysanız ve boyuna karşılaşabileceği teh­likeler konusunda ona gözünü açma­sını söylüyorsanız, çocuğunuz da bu nesne ve kişilere karşı belli bir tedir­ginlik duyar.
Bir çocuk için korkutucu olan bir du­rum, bir başka çocuk için öyle olma­yabilir. Korkutucu olaylardan bir çoğu {şiddetli bir gürültünün yüreği hoplat­ması, bir başka çocuk tarafından itil­mek, havlanan bir köpek tarafından kovalanmak) çocukta, karakterine, de­neyimin etkisine ve bu konuda yaptı­ğınız müdahalelere göre bir iz bırakır
ya da bırakmaz. Böyle korkutucu bir deneyden geçmiş olan çocuk, bir sü­re için gürültülerden, tahtıravallilerden korkabilir. itilip düşürülme korkusuyla yaşıtlarıyla birlikte olmaktan kaçınır, bir köpek gördü mü, can havliyle kaçma­ya çalışır.
Sürekli kavga ve tartışmaların yapıl­dığı bir evde de çocuk, neler olup bit­tiğini anlamadığı için korkuya kapıla­bilir ve güvende olmadığını sanabi­lir. Bu güvensizliğini ve kaygısını da, belirli nesnelere yöneltir. Sık sık azar­lanan, cezalandırılan, göz dağı verilen çocuk, anne-babasına düşmanlık du­yar, sonra da onlara düşmanlık duy­masından ötürü kendi kendini suçlu görür; düşmanlığını gizlemek ister ve sevdiği insanlara karşı düşmanca duy­gulara sahip olmaktan çekinir; yalnız cezadan ve suçluluk duygusundan de­ğil, bunların yarattığı düşmanlıktan da sakınır. Bu da genellikle bir korku or­tamına yol açabilir: Sevilmediğini hissetmesinin korkusu; anne-babaya kar­şı olan düşmanlık duyguları duymanın korkusu. Böylece düşmanlığını başka­larına yönelttiği ve bundan korku duy­duğu da olur. Korkusunu böylelikle her hangi bir nesneye ya da kişiye “kay­dırmış” olur. Ancak onların bu süreç­te hiçbir rolü bulunmamaktadır. Onu dehşete düşüren şeyler bu yüzden, yalnızca onun genel kuruntu ve korku durumunun temelinde yer alan başka korkularını yansıttığı şeylerdir.
Bundan dolayı gergin bir ev ortamı belirli korkuların yerleşmesine zemin hazırlar. İşin kötüsü çocuk ne kadar çok şeyden korkarsa, her olumsuz de­ney onun kendisini o kadar güven­siz ve savunmasız görmesine yol açacaktır. Yaşamının ikinci ve üçüncü yılındaki bazı sorunlar ve zorluklarla karşılaşması olağandır. Bu dönemler­de uykusuzluk halteri, bazı nesnelerin ve yerlerin uyandırdığı gerçek korku­lar, öfke nöbetleri ortaya çıkabilir. Ger­çekten tehlikeli olan şeyierden korku duymayabilir de,zararsız şeyler ona korku verebilir. Çünkü bu korkuların büyük bölümü, başından geçmiş öte­ki olaylara bağlıdır. Bu yaşta, fanteziy­le gerçek arasındaki fark konusunda çok yüzeysel bir fikir sahibidir; ancak, alabildiğine düş kurar ve kendi düşlerinden korkuya kapılır. Konuşmayı be­cermesi, çocuğun korkularını ifade et­mesini sağlar, ne var ki büyüklerin ko­nuştuklarına kulak kabartması bile ba­zen onda yeni korkulara neden olabil­mektedir? Sözgelimi “yorgunluktan öl­düm bittim” dediğinizi duyduğunda bu tümcenin bir deyim olduğunu bilmedi­ğinden,büyük üzüntüye kapılıp sizin öl­müş olmanızdan korku duyabilir. Bir filmde birtakım canavarlar görecek ol­sa, dehşet içinde kalır ve uykuları ka­çar.
Onun bu korkularını ciddiye alınız ve onu avutmaya çalışınız. Korkularından sıyrılmasının en iyi yolu, sakinleştirimesidir. İçinin rahat etmesi, büyük öl­çüde sizin ne kadar sakin olduğunu­zu görmesine ve onun sorunlarına kar­şı göstereceğiniz anlayışa bağlıdır. Mantık açısından korkacak bir şey bu­lunmadığını ona anlatmanın hiçbir an­lamı yoktur ve korkularını İçinden at­masına yararı dokunmaz. Size, kendi­sini korkutan şeylerden söz edince, onu anladığınızı belli etmelisiniz: Sa­kın onunla alay etmeyiniz ve başkala­rının da alay etmesine izin vermeyiniz. Korkular ve karabasanlar yetişkinlerin yaşamında da bulunmaktadır ve bu yüzden size zararsız gelen bir şeyden onun korkuya kapılmasına gülmeyiniz. Kimbilir bir cinayet filmi seyrederken, siz de kaç kez korkuya kapılmışsınız-dır, ama sonunda bunun bir film oldu­ğunu düşünüp, korkuyu üstünüzden atmışsınızdır.
Çocuk gerçekle kurguyu henüz ayırt edecek durumda olmadığı için, sizin­kinin tersine, onun korkuları daha yo­ğun olur ve uzun sürer. Ona keder ve­ren düşünceden kurtulmasına başka şeylerle oyalayarak yardım ediniz. Eğer onunla alay edecek olursanız, belki korkular yer edecektir çocukta. Size gereksinimi olduğu zaman, gece­nin ikisi de olsa, ona yardım etmekten kaçınmayınız; yanına gidip onu öpüp kollarınıza alıp avutunuz. Işığın açık kalmasını istiyorsa, ışığı açık bırakınız. Kınamak, ayıplamak ya da kendini gü­venli hissetmediği halde onu cesur ol­maya yüreklendirmek gibi hareketlerin ona yardım etmenin en iyi yolu olma­dığı kesindir. Herkesin korkabileceği ve korkuyu yenmenin olası olduğunu, isterse ona yardıma hazır bulunduğu­nuzu söyleyiniz. Çocuk çeşitli durum­lardan kendi başına sıyrılabildiğini an­ladıktan sonra korkularının ve karaba­sanlarının hemen hepsinden kurtulma­yı da başaracaktır. Bu arada ne kadar az korkuya kapılır ve korkuyu ne denli çabuk yenmeyi öğrenirse, o kadar ça­buk kendine güven kazanacak ve da­ha az korkar olacaktır

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir!

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.