Boğmaca hastalığı

Boğmaca hastalığı

Bu akut enfeksiyon hastalığının, doktorlar için sebebi hâlâ çözülemeyen bir yönü vardır: Kız çocuklarında, erkek çocuklarından daha çok boğmacaya rastlanmaktadır. Tıpkı soğuk algınlığına da, yine kız çocuklarının daha sık yakalanması gibi. Ama bunun dışında boğmacanın hemen bütün özellikleri tıp tarafından iyi bilinir. Çok küçük yaşlarda görülebileceği gibi, yetişkinlerde, hatta çok yaşlı insanlarda da rastlanan bir hastalıktır.

Hastalık, genellikle öldürücü değildir. Fakat süt bebeklerinde ölüm tehlikesine yol açabilir. Bu sebeple boğmacaya yakalanan bebeklerin tedavisi, mutlaka hastanede yapılmalıdır.
Belirtileri: Bulaşmasından yaklaşık 12 hafta sonra, hastalık hafif öksürükle başlar. Fakat öksürük, alınan öksürük kesici ilaçlarla geçmez. Giderek sıklaşır, şiddetlenmeye başlar. En sonunda nöbet şeklini alır. Çocuğun gözleri kızarır, gözlerindeki kılcal damarlarda kanlanma   görülür.

Daha sonra tipik boğmaca nöbetleri ortaya çıkar. Kısa kısa, ama çok şiddetli ve kuru bir öksürük. Soluk tutulur. Çocuk kızarır, bazen morarır, güç nefes alır, ağız ve burun salgıları artar. Öksürük ve tıkanma nöbetlerini, genellikle kusma izler. Vücutları güçlü ve dirençli çocuklar, nöbetlerden sonra çabuk toparlanırlar. Bazı çocuklar seyrek, bazıları da çok sık nöbet geçirir. Hatta günde 50 kez öksürük nöbetine tutulanlar bile görülür. Bu sayı normal olarak 1520 arasındadır.

Hastalığın belirmesinden 36 hafta sonra, gerileme devri başlar. Öksürük nöbetleri seyrekleşir, hafifler. Çocuk artık sadece alışkanlıktan böyle öksürebilir: 24 hafta içinde hastalık tamamen iyileşir.
Çocuk, boğmacanın hafif belirtilerle başlaması ve nöbet şeklindeki öksürüklerin görülmesinden altı hafta sonrasına kadar mikrop yayabilir.

Boğmaca hastalığında Tedavi

Süt bebeklerinde, küçük çocuklarda doktor, genellikle antibiyotikler kullanarak belirtileri hafifletir, tedaviye çalışır. Diğer durumlarda salgılan söktürücü ilâçlar verir (Kodein kullanılmaz). Bazen inhalasyon (tütsü) tipi preparatlardan yararlanılır. Gereken hallerde ağrı kesici ilaçlar alınır.

Tedavide en önemli nokta, bakım ve beslenmedir. Sık kusma nedeniyle, çocuğa özenli bir beslenme düzeni uygulamak gerekir. Öğünleri bölerek, az miktarda besin verilmelidir. Hastanın odası iyi havalandırılmalıdır. Dördüncü haftadan başlayarak çocuğun sık sık açık havaya çıkarılması yararlı olur. Solunum alıştırmaları yaptırmak da gerekir. Anneleri çok üzen öksürüğün, çeşitli sebepleri olabilir.   Ama asıl sebebin ne olduğunu anlamakta bazen doktor bile güçlük çekebilir. Söz konusu olan akut bronşit ise, bundan bir enfeksiyonun soluk borusunu ve bronşları sardığı anlaşılmalıdır. Bunun sorumlusu da genellikte virüslerdir. Hastalık, giderek artan öksürük nöbetleriyle başlar. Birkaç gün sonra, öksürüğün yanı sıra, yapışkan, iltihaplı bir balgam görülür. Küçük çocuklar bunu genellikle yutar. Ateş yükselir. Hastalık ancak bir iki haftanın sonunda tanınır.

Evde alınabilecek ilk tedbir ve kullanılabilecek ilaçlar, balla karışık sıcak süt, göğüse yakı uygulamak ve kaynatılmış papatya yaprağı buharlarını solumaktır. Doktor öksürüğü yatıştırmak için bazı ilaçlar kullanabilir. Bunların arasında antibiyotikler de vardır. Çocuğun sürekli öksürdüğü durumlarda teşhis zorlaşır. Böyle bir durumda, boğmaca olmadığı da kesinse, doktor “kronik (müzmin) bronşitten söz edebilir. Ya da bronşit sendromundan. Sendrom, değişik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan tablonun adıdır. Bu teşhis, yılda en az üç kez bronşite yakalanan, ya da öksürükleri üç aydan çok süren çocuklar için geçerlidir. Hastalığa yol açan sebeplerin listesi bir hayli kalabalıktır. Meselâ bronşlarda doğuştan veya sonradan meydana gelen genişleme, akciğerlerin en uç noktalarına kadar varan virüs bulaşmaları, tüberküloz türü akciğer rahatsızlıkları, astım, vücudun direncinin düşük olması, soluk borusuna ve solunum yollarına giren yabancı cisimler, hava kirliliği gibi. Avrupa’nın birçok ülkesinde yapılan araştırmalar bu hastalığın kırsal bölgelerde yaşayan çocuklarda daha az görüldüğünü, buna karşılık sanayi bölgelerindeki çocuklarda çok sık rastlandığını göstermiştir.

Eğer hastalık, burun yanındaki boşlukları (sinüsleri) da sarmışsa, o zaman “sinuzal bronşit”ten söz edilir. Çeşitli ilaçlar, papatya buharı solunması ve sıcak tutma ile hastalığı her zaman iyileştirmek mümkün olmaz. Böyle bir durumda, kulak burun boğaz doktoruna başvurmak gerekir. İyi bir muayene sonucu, sürekli öksürüğe burun boğaz boşluğundaki bir polipin yol açıp açmadığı da tespit edilebilir. Kulak attı bezinin aniden şişmesiyle ortaya kan bir hastalıktır. Bu hastalığa diğer tükürük bezleri de eşlik eder. Hastalığın sebebi virüs denilen mikroptur. Bulaşma ağız ve burundan dışarıya atılan artıklarla olur. Bulaşma dönemi hastalığın başlangıcından bir iki gün sonra başlar ve bezin şişmesinden bir hafta sonraya kadar devam eder.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.