|
Anne, çoğu zaman, bebeğin ağlamasının karın ağrısından ileri geldiğini sanır: Ya gazı vardır ya da altına kaka yapmıştır!.. Bebeğin kıtlıktan çıkmışçasına, gözü doymak bilmez bir iştahla yemek yemesi, bu arada bir hayli hava yutmasına yol açtığından bağırsak gazlarına neden olur. Böyle durumlarda karnının şişkinliğinden başka, bebeğin sürekli olarak gaz çıkardığı görülür.
Bebeğinizin sindirim sistemiyle ilgili bir sorunu olduğunu düşünüyorsanız bir hekime başvurunuz; hekim onu muayene ederek ve elleriyle karnına bastırarak rahatsızlığının nedenini aydınlığa kavuşturacak ve gerekiyorsa, bağırsakların çalışmasını düzenleyecek ilaçlar verecektir.
Anneye düşen önemli görev, meme emmenin süresini kısaltmak ve bebeğin açgözlülüğünü frenlemeye çalışmaktır.
|
|
Devamı...
|
|
 Bebeğin kakasının özellikleri, sindirim sisteminin nasıl işlediği ve beslenmesinin doğru olup olmadığı konusunda bize yararlı bilgiler verebilir. Demek oluyor ki, sindirim sistemi artıklarına da önem vermek gerekir; yoksa, yalnızca bebeğin yedikleriyle ilgilenmek yanlış bir tutumdur...
Bu konuda üzerinde durulması gereken bazı noktaları anımsatmak istiyoruz. Dışkının biçimi ve miktarı kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Bu nedenle çocuğun dışkısında görülebilecek birtakım değişiklikleri, bir başka belirti söz konusu değilse, bir hastalığın belirtisi olarak değerlendirmemek gerekir.
|
|
Devamı...
|
|
 Yeni doğmuş,doğumevinin bebek odasında yatmakta olan çocuklarda birtakım lekeler, deri dökülmeleri, aşırı tüylülük ve buna benzer başka "ofağandışılıklar" bulunduğunu gören anne-babalar çoğu kez kaygılanırlar Yaşamın İlk iki haftasında görülen bu "olağandışılıklar"ın hemen her zaman hiçbir önemi yoktur.
Mavimsi lekeler. Çoğu kez yeni doğmuşların ciltlerinde çürüklere benzer lekeler görülürse de, bunlar ne gerçekten birer çürüktür, ne de yüzeysel kan dolaşımı bozukluğundan ileri gelirleri "Mongol lekelerimde denilen bu lekelere koyu tenli bebeklerde daha sık rastlanır.
Benekler. Bazen yeni doğmuş bir bebek, pişik izlenimi veren küçük kırmızı benekçiklerle kaplıdır. Beneklerin ortasında sarımsı bir çeşit sivilce vardır. Birkaç gün içinde kendi kendine yitip giderler.
Derinin pullanması. İlk günlerde, özellikle de el ve ayakların derisi pullanıp, hafifçe dökülebilir.
|
|
Devamı...
|
|
 Bebeğe ilk banyolarını yaptırmak, o kadar kolay bir iş değildir: Onun nasıl tutulacağını biliyorsunuz. Bu konuya daha önce yer vermiştik. Bebeğin elinizden kayacağından, su yutacağından ya da soğuk alacağından korkmayınız. Neler yapmanız gerektiğini yineleyelim: 1. Bebeği bütünüyle soyunuz. Üşümemesi için bir örtüyle sarıp sarmalayınız. 2. Henüz kendinize yeterince güvenemiyorsanız, küvete sokmadan önce başını ve yüzünü yıkayınız. 3. Örtüyü üzerinden alınız; ama elinizin altında olacak bir yere bırakınız. 4. Eskiden beri uygulandığı gibi dirseğinizle suyun sıcaklığını kontrol ettikten sonra bebeği usulca küvete sokunuz. 5. Bebeği koltuk altından sıkıca tutunuz ve başını kolunuza dayayınız. Böylece öteki eliniz, yıkamak için serbest kalacaktır 6. Bu arada bebeğinizin suyla oynamasına izin veriniz. Böylece suyu sevmesini sağlarsınız.
Banyonun yararı yalnız bebeğin bedeninin sürekli temiz tutulması değildir. Banyo iştah da dahil olmak üzere, bedenin hemen bütün işlevlerini canlandırır, artırır ve harekete geçirir. Banyonun rahatlatıcı (dinlendirici, gevşetici) bir fizyolojik etkisi de vardır.
Bebeğin banyoda ana-babasının kendisine yardım ettiklerini hissetmesinin yarattığı güven buna eklenince, sakin bir uykuya dalabilmesi için en elverişli ortam sağlanmış olur.
Şu halde, böyle bir anın minik çocukta büyük bir zevk kaynağı olmasına çalışmak, suyun içinde dilediği gibi çırpınmasına izin vermek gerekir. Arada bir onunla gevezelik etmeli ve bedeninin yıkadığınız kısımlarının adını söylemelisiniz. Kısaca.bu olayın çocuk tarafından elden geldiğince sakin ve keyifli bir biçimde yaşanması sağlanmalıdır.
|
|
Devamı...
|
|
 Yeni doğmuş bir bebek nasıl yatırılmalıdır? Birçok uzman, uzun sürecek bir uyku için, daha ilk günden başlayarak bebeği yüzükoyun yatırmanın en iyi yatırma biçimi olduğu görüşündedirler. Bu durumda, minik başını doğrultabilir; bu hareket boyun ve sırt kaslarım güçlendirecektir.
|
|
Devamı...
|
|
 Erken dünyaya gelmiş bir bebeğin davranışlarının incelenmesi gebeliğin 28. haftasında doğanların, ancak bir uyarı ile rahatsız edilirlerse uykularını böldüklerini ve uyandıklarını, göstermiştir. Oysa, 32. haftada doğanlar bir uyarıya gerek kalmadan kendiliğinden uyanırlar; uyandıktan sonra gözlerini hareket ettirirler.
Gebeliğin 37. haftasına doğru doğanlarda uyanma sırasında şiddetli bir ağlama görülebilir. İki tür uyanıklık hali vardır: Birinde yalnızca kol ve bacak, arasıra oynatılmaktadır; ötekindeyse bebek daha hareketlidir.
|
|
Devamı...
|
|
 Kafatasını oluşturan kemikler ilk aylarda bütünüyle kemikleşmemişlerdir, kısmen kıkırdaksıdırlar. Aralarındaki kaynaşma yerleri oldukça yumuşaktır. Kafa kemiklerinin ön ve arkada birleştikleri yerlere "bıngıldak" denir. Ön bıngıldak, alın ve yankafa kemiklerinin, arka bıngıldak ise arka ve yankafa kemiklerinin kesiştikleri noktada bulunur. Bu bıngıldakların yumuşak olması kafanın büyümesine olanak tanır.
Yeni doğmuş bir bebeğin çok yumuşak olan kafa kemikleri anne-baba için her zaman bir korku kaynağıdır. Ön ve arka tarafda bulunan yumuşak bölgelerden kafatasının içindeki beyin kütlesinin hissedilmesi mümkündür.
|
|
Devamı...
|
|
 Kuralları koyarken açık ve yalın olmak, onları en az sayıda tutmak ve yalnızca zorunlu olan durumlarda yaptırıma başvurmak gerekir. Şu halde, kurallar körü körüne bir otorite saplantısına dayandırılmamalı, pedagojik bir temel üzerine oturtulmalıdır Eğer koyduğunuz ve koyacağınız kurallara sizin davranışlarınız da uyuyorsa, onları öğrenmek ve kabul etmek çocuk için daha kolay olur. Çocuk sizi model olarak alır ve sizin hoşunuza gitmek için, yaptıklarınızı yapmaya çalışır. Eğer ona karşı nazik davranıyorsanız, onun da size karşı nazik olmaması için bir neden yoktur. Bir şey istediği zaman ona yardımcı olmaktan kaçınmıyorsanız, sofranın kurulmasına ya da odanın düzenlenmesine o da katkıda bulunacaktır. Eğer kural, "konuşmaya başlamadan önce, konuşanın sözünü tamamlamasını bekle" ise ve eğer siz onun anlattıklarını sözünü kesmeden dinliyorsanız, onun da aynı biçimde davranmasını beklemek hakkınızdır Çocukların dayanamadıkları şey, kendileri için geçerli uygulamalarda tutarsızlıklarla karşılaşmalarıdır. Yani anne-babanın, çocuğa önerdikleri davranış modellerine kendilerinin uygulamaya yanaşmamalarıdır. Eğer çocuk yetişkinlerin kendisinden neler beklediklerini ve tepkilerinin ne olacağını tam olarak kestiremiyorsa, onlara karşı güveni sarsılmaya başlar. Bir kuralı bir kez koyduktan sonra, onunla ters düşmemeye bakmalısınız. Ancak tutarlılık, esnek olmamak demek değildir. Bir başka deyişle, özel durumlarda kuralın dışına çıkılabılır.
|
|
Devamı...
|
|
|