 Korkular
Her çocuğun birtakım korkulan vardır, çoğu akla yakın olmayan korkulardır bunlar En azından büyüklerin gözünde, çocukların korktukları şeylerin çoğunun gerçekten tehdit edici bir yanı da bulunmamaktadır. Küçük çocuklara özgü korkular çok çeşitlidir: Karanlık; yalnız kalmak; şiddetli gürültüler; tuhaf bir adamın ortaya çıkıvermesi; bazı hayvanlar; vb...
Kimi bebekler odada uçan bir sinekten ya da masum bir kelebekten bile korkarlar, ondan kendilerini korkutan anlamlar çıkarırlar. Çocuk, her şeyden korkabilır Aslında onu ürküten şeyin kendisi korkunç değildir ama. bebeğe dehşet veren onun görüntüsüdür.
|
|
Devamı...
|
|
 Dil gibi, davranışların öğrenilmesi de düzenli bir çevrenin varlığını gerektirir. Bu çevrede yetişen çocuk neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenir. Çocuğun bir şeye ya da bir kimseye göre yerini saptamaya, yani belli çıkış noktalarına gereksinimi vardır; bu da çocuğun kendi başarılarını ölçüp yargılayacağı bazı değerlerin varlığını gerektirmektedir. Bugün pek çok anne-baba çocuk üzerinde nasıl bir otorite uygulayacaklarını bilemiyorlar.
|
|
Devamı...
|
|
 İki ile dört yaş arasındaki hemen bütün çocuklar, bazı sesleri ve heceleri çıkarmakta güçlük çekerler ve peltek peltek konuşurlar. Bu gelişme evresindeki bir çocuğun söylemek istedikleri sözcük dağarcığındakilerden daha geniştir; düşündüklerini dile getirmenin zor oluşu yüzünden yeni ve telaffuzu güç olan bir sözcük kullanması gerektiğinde çarçabuk bir şey söylemek ister ve dili sürçer. Hemen bütün çocuklarda özellikle kendilerini içinden çıkılmaz durumlarda hisseden çocuklarda bu tür kararsızlıklar ve yarım-yamalak konuşmalar görülür. Söylenmesi güç bir sözcüğü telaffuz etmek isteyen çocuk, daha ilk harfte ya da ilk hecede bocalayabilir. Bu tür konuşma kusurları çoğu zaman kendiliğinden yok olup gider: Onu her seferinde düzeltip, çabuk konuşmaya zorlayıp sinirlendirmeyiniz. Konuşma eylemi bilinçli bir hareket olmakla birlikte, ağızdan çıkan seslerin çıkma süreci bilinçdışıdır.
|
|
Devamı...
|
|
 Dilin gelişmesi, akıl almayacak kadar, bir sürü ruhsal mekanizmayı ilgilendiren karmaşık bir konudur. Düşüncesini anlatmada gecikme, dilin az gelişmesi, kekemelik, anlaşılmaz konuşma, bazı sesleri çıkarma güçlüğü, küçük çocuklarda oldukça sık görülen kusurlardır. Çocuğun konuşmasının yetersiz kalışı çoğu kez, fiziksel nedenlerden çok, ruhsal sorunlardan ileri gelmektedir ve gelecekte ortaya çıkabilecek daha önemli belirtiler için bir alarm zili sayılabilirler.
|
|
Devamı...
|
|
 Bebeğin, sözcüklerin anlamlarını anlaması çok önemlidir. Bu nedenle yanıtlarınız bilinçli olmalıdır, alışılmış mekanik tarzda olmamalıdır.
Bebekle her zaman bebeğinkini taklit etmeden, doğru sözcüklerle ve açık biçimde konuşunuz.
|
|
Devamı...
|
|
İlk günden başlayarak yeni doğmuş bir bebek, yetişkinlere birtakım sorumlulukları olduğunu hissettirir.
Her şeyden önce, bebeğin durumu (zayıflığı, güçsüzlüğü} yetişkinleri çok etkilemektedir. Bundan başka bakışı, hareketleri, yüzünün ifadesi, anne-babayı çocukla ilgilenmeye zorlar. Bunlar hemen hiçbir yetişkinin kaçınamadığı yardım çağrılarıdır.
|
|
Devamı...
|
|
KARBONHİDRATLAR
günde 120 gr
Neye yararlar?
Bebek sürekli olarak enerji harcar. Ne kadar çok hareketli ve afacan olursa, yaktığı enerji de o kadar çok olur. Karbonhidratlar onun bu enerji gereksinimini gidermeye ve yitirdiği enerjiyi yeniden elde etmesine yararlar. Beden, karbonhidratlardan yeterli kalori sağlayamayacak olursa, enerji gereksinimini karşılamak için proteinleri yakacaktır ki, bu da bebeğin büyümesini ciddi olarak etkiler.
|
|
Devamı...
|
|
VİTAMİNLER
Dolapta uzun süre bekletilmemiş çeşitli taze yiyecekten oluşan bir diyet, gereksinimi karşılamaya yeter.
Neye yararlar?
Bebeğin düzenli büyümesinde vitaminlerin büyük payı vardır.
En önemlileri şunlardır; A vitamini (gözler için ve sümüksü dokular için); B vitamini (sinir ve kas dokularının çalışması, metabolizmanın düzenlenmesi için); C vitamini (kemiklerin kireçlenmesini sağlamak için yararlıdır).
|
|
Devamı...
|
|
|
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 41 - 48 in 88 |